İslamiyet


ÜLKEMIZDE KI BIR TAKIM EĞITIM-ÖĞRETIM SORUNLARI





Dünyaya gözünüzü açtığınız yer güzel memleketimin kırsal bölgeleri ise , kısmen de olsa bilinçli veya bilinçsiz olarak , beklenmeyen bebek olarak doğmuş olabilirsiniz. Tam tersi de mümkün. Birbirine samimiyet veya sadakat ile bağlı iki kişinin sevgi yumağı olarak ta doğmuş olabilir , fani dünyada gözünüzü açmış olabilirsiniz. Her ne şekilde olursa olsun artık sizi saran ana rahminden uzakta , binlerce kötülükler ile karşı karşıya kalacağınız hayat ile yüzleşme vakti. Vakit tam da bu ağlama vakti. Ağlayabildiğin kadar ağla bebek , bu senin haklı ilk isyanın. Veya ailenin ilk sevinci.
Senin için aylarca hazırlık yapılmış , kıyafetlerin özenle hazırlanmış , ismin aylar öncesinden konulmuş, isminin ebcet değeri hesaplanmış, üzerine titrenmiş mucize çocuk olduğunu varsayalım. Ya da aylarca ebeveynlerinin sana sahip olmak için tonlarca tedaviden geçtiğini.
Bu kadar durumdan sıyrılıp işin eğitim boyutuna geçelim. İşte o ağladığın andan itibaren eğitim başlar aslında. Sevgili ailenin konuşması, bakışması, yürümesi, hal ve tavırları birer birer sana akseder. Buna ben yansıma diyorum. Bir aynada kendi yansımamızı gördüğümüz gibi çocuklarımızda bizim birer yansımamız , iki kişinin karışımından oluşan farklı bir dünyadır.
Bir şekilde bebeklik döneminden çıktık. İlk eğitimlerimizi aileden aldık. Yemek, tuvalet, uyku gibi temel ihtiyaçları  bir başımıza görebiliyoruz. Ailemiz fark ediyor ki artık evde ki eğitim yeterli değil. Kreş zamanı geldi  veya yuva adına ne derseniz değin, evin dışında ki dünya ile tanışma girişiminde bulunma zamanı . %95 müslüman olan canım ülkemin bir bireyi olarak , sizi dini eğitim veren bir kuruma verdiler. Bu konuda bir kaç husus önemli
1. Dini eğitim veren kurumun  resmi bir yer olması
2. Belli müfredatı olması
3. Baskıcı olmaması
4. Sosyal medyada aşırı aktif olmaması
5. Maddiyat bazlı olmaması
6. Sınıfta aynı yaşta olan çocukların bulunması, karma sınıf olmaması
7. Yarım gün olması
8.Çocuğun o yerde mutlu olması
Maddeler uzayıp gider, yalnız son maddeye itina ile yaklaşılmalı. Evet istiyoruz , çocuğumuz 4 yaşında hafız gibi yüce kitabımızı okusun , bizim bilmediğimiz duaları bir çırpıda okusun, tüm dini terimlerin adını ismi gibi bilsin.Ama bunlar bizim isteklerimiz , çocuğumuzun değil.
Bu noktada en güzel eğitim değerler eğitimidir.
Ahlaklı olması, paylaşmayı sevmesi gibi güzel hasletler barındırması. Bu erdemleri okul öncesi dönemde almadığı taktirde biz ona ileri ki yaşlarda bu değerleri veremeyiz.
Kreş veya yuvalarda ülkemizde yaşanan en önemli sorunları şöyle sıralayabiliriz.
·        Velilerin bitmek tükenmeyen istekleri
·        Okul müdürün reklam menfaatleri
·        Öğretmenlerin çocukları yanlış yönlendirmesi
·        Kurum eğiticilerin formasyondan bihaber olması
·        Merdiven altı kurumların zamanla türemesi
·        Sağlıksız binalar
·        Sağlıksız eğitim
Bizim yapacağımız öncelik olarak eğitimi evde vermemiz, yeterli olmadığı taktirde yarım zamanlı okulları tercih etmemiz. Aldığı eğitimi kontrol etmemiz.Çocuğumuz şayet mutsuz ise sebeplerinde çözüm odaklı yol izlememiz. Yani kısa ve öz çocuğu okula teslim ettim yeter demek sadece kendimizi vicdanen rahatlatır.Çocuk dünyaya getirmek mesele değil , asıl uzun yol onu bu hayatta kanatsız bırakmamaktır.
Okul öncesi dönemini güzel bir şekilde geçiren çocuklar okul hayatına 1-0 önce başladıkları muhakkak.
Artık 7 yaş ile 14 yaş arası geçen 7 yıl dönemde bizi daha farklı badireler bekliyor. En önemlisi çevre faktörü. Bizim eteğimizden ayrılmayan çocuğumuz artık yavaş yavaş ellerimizden kayıp gidiyor. Arkadaş ortamı oluyor bu konularda ailelerin müteyakkız olması  gerekli. Baskı kurmadan gözetilmeli.
 
Gelelim sosyal medya kullanımını  kaç yaşta başlatmalı ve nasıl denetlemeliyiz.
Evimizde ki mobilya gibi diğer eşyaları alırken nasıl her şeyi düşünüyor ince eleyip sıkı dokuyorsak , sanal ortamda da çocuklarımızı yalnız o cafcaflı dünyada bir başına bırakmak doğru olmaz. Bilgisayar ve diğer aletlerin kullanımı salon gibi umumi kullanılan alanlarda olmalı ve saat koymalıyız. Sınırlar her zaman bizi zinde tutar. Aslında kurallar yıkmak için değil  , erdemli olmak için gereklidir. Evimizde kütüphane yapmalı çocuğumuzun ödevlerini google den değil kitaplardan araştırmasını gözlemlemek doğru bir adım olur.
Hayat sadece okuldan ibaret olmamalı, çocuğun evde de sorumlulukları olmalı , temizlik gibi işlerde ufak tefek görevler vermeli sorumluluk bilincini geliştirmeliyiz. Sadece ders indeksli çocuklar yetiştirmek , pasif bir bireyliğe ellerimiz ile onları itmekten ileri gelir.
Bu yaşlar bir daha gelmeyeceğinin bilincinde olup, dolu dolu geçirmeli çocuklar ergenliğe adım atmadan , ailesinin sevgisi ile dolmalıdır. Aksi durumunda ergenlikte çocuklarımız yanlış yola girebilir ve ikazlarımıza kulak asmazlar.
Buralarda ki en fazla eğitim sistemi bozukluğu bilgi yığınıdır.İlgisi ne tarafa ise o konuda imkan dahilinde destek vermeliyiz. Her çocuk doktor, mühendis mimar olacak diye baskı uygulamak hem bizi hem çocukları yıpratır. Bu konuda en önemli faktör tabiî ki de aileden geçer. Örneğin resim yapmayı sevmek bir sabah evinizinİnegöl mobilyası olan yatak odasında uyanınca ilham gelerek olacak bir durum değildir.O yetenek zaten kendisini tedrici tedrici belli eder.
Lise eğitimi derken geldi çattı en büyük engel üniversiteler. Tamamen diploma  için eğitim veren kurumlardan uzaklaşıp , 4-5 yılı hem madden hem manen çöpe atmak kendimize yapacağımız en büyük haksızlıktır.
Genç bu durumda ayrı eve çıkmak isteyebilir. Evin eşyalarını en uygun mobilyalar için İnegöl mobilyafirması olan https://www.tibasin.net/üzerinden alışveriş yapabilirsiniz
 
Maalesef  ülkemizde binlerce üniversite mezunu olup , işsiz gencimiz değişik oluşumların peşinden sürüklenmektedir. Son zamanlarda gündemde olan çiftlik bank mevzusu buna en bariz örnektir. Ülkece eğitim konusunda en baştan sona kadar  bir reforma ihtiyacımız var. Bu kadar işsiz üniversite mezunu varsa neden üniversiteler var. O zaman onlarda olmamalı . Başka mesleki  eğitim veren kurumlar üzerinde düşünülmeli.
Değişmeliyiz , eğitimi hayata göre yapmalıyız.








Yorumlar

Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum yapmak için aşağıda bulunan yorum formu aracılığı ile yorum yapabilirsiniz.



Yorum yap

Ad Soyad *

Email *

Yorum *






Reklam Alanı
Mini Sohbet
Kur'an-ı Kerim Öğren
Ziyaretçi Defteri
365 Gün Duâ
Nefis Muhasebesi
Facebook Sayfamız