İslamiyet


Peygamberimizin Sevdiği İsimler



Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız öyleyse isimlerinizi güzel yapın" Ebu Dâvud, Edeb 69, (4948)


* Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız öyleyse isimlerinizi güzel yapın"

Ebu Dâvud, Edeb 69, (4948)

* İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah'ın en ziyade sevdiği isimler Abdullah ve Abdurrahman'dır"

Müslim, Âdâb, 2, (2132); Ebu Dâvud Edeb 69, (4949); Tirmizî, Edeb 64, (2835)

* Ebu Vehb el-Cüşemî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Peygamberlerin isimleriyle isimlenin Allah'ın çok sevdiği isimler Abdullah, Abdurrâhman'dır En sâdık olanları da Hâris ve Hemmâm isimleridir En çirkinleri de Harb ve Mürre isimleridir"

Ebu Dâvud, Edeb 69, (4950) Metin Ebu Dâvud'a aittir, Nesâî'de muhtasar olarak kaydedilmiştir (Hayl 3 (6, 218, 219))

* Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah katında en düşük (ahna') isim Melikü'l-emlâk (mülklerin mâliki) ismidir Allah'tan başka Mâlik yoktur

Süfyân merhum dedi ki: Şâhân Şâh bunun örneğidir 

Ahmed İbnu Hanbel merhûm dedi ki: "Ebu Amr merhum'a, ahna'ne demek diye sordum, bana "en düşük" diye cevap verdi

Buhârî, Edeb 114; Müslim, Edeb 20, (2143); Ebu Dâvud, Edeb 70, (4961); Tirmizî Edeb 65, (2839)

* Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Kıyamet günü, Allah'ın en ziyade kızacağı en kötü kimse, adı Melikü'l-emlâk (Şehinşâh) olan kimsedir Allah'tan başka Mâlik yoktur

(Adâb 21)

* Hz Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Ya'la, Bereket, Eflah, Yesâr, Nâfi ve benzeri isimlerin kullanılmasını yasaklamayı arzu etmişti Sonra onun bu mevzuda sükut ettiğini gördüm Sonra da yasaklamadan vefat etti"

Bu hadisi Müslim, Âdab 13, (2138); ve Ebu Dâvud, Edeb, 70, (4960) rivayet ettiler Hadisin metni Müslim'e aittir

Ebu Dâvud'un rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "Zira kişi "Bereket burada mı?" diye sorar da "hayır yok!" diye cevap verirler"

* Hz Ömer (radıyallahu anh)'in azadlı kölesi Eslem anlatıyor: "Hz Ömer (radıyallahu anh), bir oğlunu Ebu İsa künyesini kullandığı için dövdü Öte yandan Muğîre İbnu Şu'be (radıyallahu anh), Ebu İsa künyesini kullanıyordu Hz Ömer (radıyallahu anh) ona "Ebu Abdillah künyesini kullanman sana yetmez mi?" dedi Muğîre: "Bana Ebu İsa künyesini takan Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'dir" cevabını verince, Hz Ömer: "Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in geçmiş gelecek bütün günahları affedilmiştir Biz ise bundan böyle sıkıntıdayız" dedi Ölünceye kadar Muğire'yi "Ebu Abdillah" diye künyeledi

Ebu Dâvud, Edeb 72, (4963)

* Yahya İbnu Sa'îd (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bol sütlü bir deve hakkında: "Bunu kim sağacak?" diye sordu Bir adam ayağa kalkmıştı ki Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) "İsmin ne?" dedi Adam: "Mürre (acı)!" deyince, ona: "Otur!" dedi Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tekrar "Bunu kim sağıverecek?" diye sordu Bir başkası ayağa kalktı, ben sağacağım diyecekti Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ona da: "ismin nedir?" diye sordu Adam: "Harb!" diye cevap verdi Ona da "Otur" dedi 

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Bu deveyi kim bize sağıverecek?" diye sormaya devam etti Bir adam daha kalktı Ona da ismini sordu "Ya'îş (yaşıyor!)" cevabını alınca ona: "Sen sağ" diyerek müsaade etti"

Muvatta, İsti'zan 24 (2, 973)

HZ PEYGAMBER (SAS)'İN İSİM KOYDUĞU KİMSELER

* Sehl İbnu Sa'd es-Sâidi (radıyallahu anh) buyurdu ki: Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Fâtıma (radıyallahu anhâ) annemizin evine uğramıştı Hz Ali (radıyallahu anh)'yi evde bulamayınca: "Amca oğlun nerede?" diye sordu Fatıma (radıyallahu anhâ): "Aramızda bir şekerlenme oldu Bunun üzerine bana kızdı ve çekip gitti" dedi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) birine: "Hele bir arayıver nereye gitmiş" diye emretti "Mescidde yatıyor!" diye haber verince, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), 'Kalk ey Ebu Turâb, kalk ey Ebu Turâb (yani Toprak babası) diye seslendi 

Sehl der ki: Hz Ali (radıyallahu anh)'nin en çok sevdiği ismi bu isimdi

Buhârî, Salat 58, Fedaili'l, Ashab 9, Edeb 113, İsti'zân 40; Müslim, Fedailu's-Sahâbe 38, (2409)

* Esmâ Bintu Ebî Bekr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor "Mekke'de Abdullah İbnu Zübeyr (radıyallahu anh)'e hâmile kalmıştım Doğum yaklaşmıştı ki, Mekke'yi terkettim ve Medine'ye geldim, Kuba'ya indim Abdullah'ı orada dünyaya getirdim Doğunca, bebeği alıp Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürdüm, kucağına bıraktım Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir hurma istedi, ağzında çiğneyerek ezdikten sonra, tükrüğünden çocuğun ağzına bıraktı Abdullah'ın midesine ilk inen şey Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın mübarek tükrükleri idi Sonra (yumuşattığı o) hurma ile çocuğun damağını oğdu, hakkında bereketle dua etti ve Abdullah ismini verdi Müslüman aileden ilk doğan çocuk bu idi (Medine'de bütün Müslümanlar) onun doğumuna çok sevindiler Çünkü "Yahudiler size sihir yaptılar, asla doğum yapamayacaksınız" diye bir şayia çıkarılmıştı"

Buhârî, Menâkibu'l-Ensâr 45, Akîka 1, Müslim, Âdâb 26, (2146)

* Ebu Mûsâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir oğlum doğmuştu Hemen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a getirdim İbrahim ismini verip bir hurma ile tahnikde bulundu Sonra da "Mübarek olsun" diye dua buyurdu ve çocuğu bana geri verdi Bu çocuk, Ebu Musa'nın en büyük evladı idi"

Buhârî, Akîka 1; Müslim, Adab 24, (2145)

* Hz Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Abdullah İbnu Ebi Talha'yı doğduğu zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürdüm Bebek bir bez içerisinde idi Vardığımızda Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devesine katran sürüyordu "Beraberinde hurma da getirdin mi?" diye sordu "Evet" dedim ve birkaç tane hurma verdim Onları ağzında çiğnedi, sonra çocuğun ağzını açtı Ağzına tükrüğü püskürttü Bebek, yalamaya başladı Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Ensar'ın hurmasevgisine bakın (doğar doğmaz başlıyor)" diye latife etti ve çocuğu Abdullah diye isimledi"

Buhârî, Cenâiz 42, Akîka 1; Müslim, Âdab 22, (2144); Ebu Dâvud, Edeb 69, (4951) Hadisin metni; Müslim'deki metindir

* Hz Aişe (radıyallahu anhâ): "Ey Allah'ın Rasûlü, dedim, arkadaşlarımdan her birisinin bir künyesi var, (benim yok)" Dedi ki: "Oğlum Abdullah İbnu Zübeyr ile künyelen" Aişe, "Ümmü Abdillah (Abdullah'ın annesi)" diye künye almıştı"

Ebu Dâvud, Edeb 78, (4970)

Rezîn merhum: "Teyze anne gibidir" ilavesini kaydetmiştir

HZ PEYGAMBER (SAS)'İN DEĞİŞTİRDİĞİ İSİMLER

* Hz Aişe (radıyallahu anhâ): "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) çirkin isimleri değiştirirdi" buyurmuştur

Tirmizî, Edeb 66, (2841)

* Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Zeyneb Bintu Ebî Seleme'nin ismi Berre idi "Nefsini tezkiye ediyor" denildi Bunun üzerine Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) onu Zeyneb diye isimlendirdi

Buhârî Edeb 108; Müslim, Edeb 17, (2141)

* İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Cüveyriye Bintu'l-Hâris'in ismi Berre idi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onun ismini Cüveyriye diye değiştirdi Zira, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Berre'nin yanından çıktı" denmesini sevmiyordu

Müslim, Edeb 16, (2140)

* Şureyh İbnu Hâni, (radıyallahu anh) babasından naklediyor: "Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), kavmimin beni Ebu'l-Hakem diye künyelediklerini işitmişti Beni çağırtarak: "Hakem olan Allah'tır, hüküm de O'nadır, öyle ise, sen nasıl Ebu'l-Hakem künyesini taşırsın?" dedi Ben açıkladım: "Kavmim bir meselede anlaşmazlığa düşünce bana gelirler, ben hükme bağlarım Her iki taraf da verdiğim hükme râzı olurlar" Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Bu ne güzel şey?" buyurdu ve "Çocuklarından neler var?" diye sordu Ben: "Şüreyh, Müslim, Abdullah var" dedim Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "En büyüğü hangisi?" dedi "Şüreyh" dedim "Öyleyse, buyurdu, sen Ebu Şüreyh'sin"

Ebu Dâvud, Edeb 70, (4955); Nesâî, Kadâ 7, (8, 226-227)

* Beşîr İbnu Meymun, amcası Üsâme İbnu Ahdarî'den rivayet ediyor: Ahdarî diyor ki: "İsmi Asram olan bir adam vardı Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona: "İsmin nedir?" diye sordu Adam Asram diye cevap verdi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır sen Zür'a'sın" buyurdu

Ebu Dâvud, Edeb 70, (4954)

* Said İbnu'l-Müseyyeb babası vasıtasıyla dedesinden naklediyor: "Dedem, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a uğramıştı İsmin ne? diye sordu "Hazn (sert yer)" diye cevap verdi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır sen Sehl'sin" dedi Müseyyeb: "Olamaz, babanın verdiği bir ismi değiştiremem" dedi İbnu'l-Müseyyeb ilâve ediyor: "O günden sonra aramızda kabalık devam etti gitti"

Buhârî, Edeb 107-108; Ebu Dâvud, Edeb 70, (4956)

Ebu Dâvud'un rivayetinde şöyle demiştir: " Hayır sehl ezilir ve hakîr tutulur

Ebu Dâvud merhum der ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Âsi, Aziz, Atele (şiddet, sertlik), Şeytan, Hakem, Gurâb (karga) Habbâb, Şihab isimlerini değiştirdi Şihâb'ı Hişam, Harb'i Silm (sulh), Muzdaci'ı (yatan) Münbais (kalkan) yaptı Afire (çorak) adını taşıyan bir araziyi de Hadire (yeşillik) diye, Şi'bu'd Dalâlet'i (sapıklık geçidi) Şi'bu'l-Hüdâ diye isimledi Benu'z-Zinye'yi Benu'r-Rüşd olarak değiştirdi"

* İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) diyor ki: Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Âsiye (isyankâr, itaatsiz kadın) ismini değiştirip Cemîle (güzel kadın) yaptı

Müslim, Edeb 14, (2139); Tirmizî, Edeb 66, (2840); Ebu Dâvud, Edeb 70, (4952)

* Mesruk anlatıyor: "Hz Ömer'le karşılaştım Bana "Sen kimsin?" diye sordu "Mesruk İbnu'l-Ecda" dedim Dedi ki: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ecda şeytandır" dediğini işittim"

Ebu Dâvud, Edeb 70, (4957)

* Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "el-Münzir İbnu Ebî Üseyd doğduğu zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a getirilmişti Çocuğu kucağına aldı ve: "İsmi nedir?" diye sordu "İsmi falandır" diye ne konmuşsa söylendi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır! bunun ismi Münzir olacak" dedi ve o gün çocuğa Münzir ismini koydu

Buhârî, Edeb 108; Müslim, Edeb 29, (2149)

HZ PEYGAMBER (SAS)'İN İSİM VE KÜNYESİNİ ALMA HAKKINDA GELEN RİVÂYETLER

* Hz Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Bakî'de idi Kulağına bir ses geldi: "Ey Ebu'l-Kâsım!" diyordu Başını sese doğru çevirdi Seslenen adam: "Ey Allah'ın Resûlü seni kastedmedim, ben falancayı çağırdım" dedi Bunun üzerine Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "İsmimi isim olarak koyun, fakat künyemi kendinize künye yapmayın!" buyurdu

Buhârî, Menâkıb 20, Edeb 106; Müslim, Âdab 1 (2131); Tirmizî, Edeb 68, (2844)

* Hz Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bizden birinin bir oğlu oldu İsmini Kasım koydu Kendisine: "Sana Ebu'l-Kasım künyesini vermeyiz Bu künye ile seni şereflendirip memnun etmeyiz" dedi Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelerek durumu arzetti Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunun üzerine: "Oğlunun adı Abdurrahmândır" dedi

Buhârî, Edeb 105, 106, 109, Menâkıb 20; Müslim, Adâb 2, (2133); Ebu Dâvud, Edeb 74, (4965); Tirmizî, Edeb 68, (2845)

Bir rivayette şu ziyade var: "İsmimi isim olarak koyun, fakat künyemi künye yapmayın Zira ben Kasım (taksim edici) kılındım Aranızda taksim ederim

Ebu Dâvud'un bir rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Kim benim ismimi almışsa, künyem ile künyelenmesin Kim de künyem ile künyelenmişse, ismimle isimlenmesin"

* Hz Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Bir kadın gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü, ben bir oğlan dünyaya getirdim Muhammed diye isim, Ebu'l-Kasım diye de künye verdim Bana, sizin bu durumdan hoşlanmadığınız söylendi, doğru mu?" diye sordu Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "İsmimi helâl, künyemi haram kılan şey de ne?" veya "Künyemi haram kılıp ismimi helâl kılan şey de ne?" diyerek reddetti

Ebu Dâvud Edeb 76, (4968)

* Muhammed İbnu'l-Hanife, babasından (Allah her ikisinden de razı olsun) anlatıyor: "Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e sordum: "Ey Allah'ın Resûlü, sizden sonra bir oğlum olduğu takdirde, sizin isminizle isimlendirebilir, künyenizle de künyelendirebilir miyim, ne dersiniz?" Bana "Evet" buyurdular

Ebu Dâvud, Edeb, 76, (4967); Tirmizî, Edeb 68, (2846)

Yuharıdaki metin Ebu Dâvud'undur Tirmizî, hadise, "sahîh" demiştir, ayrıca: "Burada bizim için ruhsat var" diye kaydetmiştir

İSİM VE KÜNYE ÜZERİNE MÜTEFERRİK HADİSLER

* İbnu Ömer (radıyallahu anhumâ) anlatıyor: "Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) çocuğa, doğumunun yedinci gününde isim konmasını, yıkanarak pisliklerin temizlenmesini ve akika kurbanı kesilmesini emir buyurdu"

Ebu Davud, Edâhî, 21, (2837); Tirmizî, Edâhî 23, (1522), Edeb 63,(2834), (Tirmizî'de hadis İbnu Ömer'den değil, Amr İbnu Şu'ayb an ebîhi an ceddihi tarîkindendir Burada bir sehiv söz konusu -Nesâî, Akîka 5, (7, 166); İbnu Mâce, Zebâih 1, (3165)-dur)

* Hz Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Yeni doğan çocuklar Hz Peyg er (aleyhissalâtu vesselâm)'e getirilirdi O da bunlara mübarek olmaları için dua eder, tahnîkde bulunurdu"

Müslim, Edeb, 27 (2147); Ebu Dâvud, Edeb 116, (5106)

* Ebu Râfi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz Fatıma (radıyallahu anhâ) oğlu Hasan (radıyallahu anh)'ı doğurduğu zaman, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı kulağına ezan okurken gördüm"

Ebu Dâvud, Edeb 116, (5105); Tirmizî, Edâhî 17, (1514)

Tirmizî hadisin sahih olduğunu söylemiştir Rezîn şu ziyadeyi kaydeder: "Kulağına İhlas sûresini okudu, hurma ile tahnik etti ve ismini koydu"

* Yahya İbnu Saîd anlatıyor: "Hz Ömer bir adama: "İsmin nedir?" diye sordu Adam "Cemre (kor)" dedi "Kimin oğlusun?" diye tekrar sordu Adam: "İbnu Şihâb (alev) deyince "Kimlerden?" dedi Adam: "Hurakalardan" "Eviniz nerede? diye sordu "Harretu'n-Nâr'da" cevabını alınca, "hangisinde?" dedi "Zâtı Lezâ'da" cevabını alınca; Hz Ömer (radıyallahu anh) "Âilene yetiş, yanıyorlar!" dedi Gerçekten durum aynen Hz Ömer'in dediği gibiydi"

Alıntı







Yorumlar

hatice     - 17.02.2014 13:25

benim adımda hatice çok seviyorum adımı
gulcin kaya     - 26.04.2017 14:03

Benim adimda gulcin cok guzel ad.gulcin kaya ablamda hazal kaya saka degil



Yorum yap

Ad Soyad *

Email *

Yorum *






Mini Sohbet
Kur'an-ı Kerim Öğren
Ziyaretçi Defteri
365 Gün Duâ
Nefis Muhasebesi
Facebook Sayfamız