İslamiyet


Namaz Sonrası Okunacak Dua



Namazdan Sonra Okunacak Genel Dualar: Abdullah İbni Amr İbni’l-Âs’dan, o da Ebû Bekir Es-Sıddîk’dan (Radıyallahu Anhüm) yapılan rivayette Ebû Bekir, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e şöyle dedi: “Namazımda duâ edeceğim bir duayı bana öğret. Peygamber (s.a.v) dedi ki, şöyle söyle:


Namazdan Sonra Okunacak Genel Dualar:

Abdullah İbni Amr İbni’l-Âs’dan, o da Ebû Bekir Es-Sıddîk’dan  (Radıyallahu Anhüm) yapılan rivayette Ebû Bekir, Resûlüllah Sallallahu  Aleyhi ve Sellem’e şöyle dedi:

“Namazımda duâ edeceğim bir duayı bana öğret. Peygamber (s.a.v) dedi   ki, şöyle söyle:

“Allâhümme innîzaîemtü nefsî zulmen kesîren ve Iâ yağfiru ‘z-zünûbe illâ ente. Feğfir lîmağfireten min indike verhamnî. İnneke ente’I-ğafûru’r-râhîmu.”

“Allah’ım! Ben nefsime çok yazık ettim. Günahları ancak Sen bağış­larsın. Tarafından bana bir mağfiret buyur, bana merhamet et; çünkü Sen çok mağfiret edensin, çok merhamet edensin.”[11]

Derim ki, hadisin rivayetinde “Nefsime çok zulüm ve büyükzulüm”di­ye iki ifade olduğu için duâ edenin her iki sözü de kullanarak “nefsime çok ve büyük zulüm ettim” demesi müstehabdır. Bu duâ her ne kadar namazda okunmak üzere varid oldu ise de, sahih, hasen ve nefis oldu­ğundan her yerde okunması müstahab olur. Bir rivayette de: “Namazım­da ve evimde okuyacağım bir duayı bana öğret” şeklindedir.

Ebu Musa Eî-Eş’arî’den (Radryallahu Anh) yapılan rivayete göre Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu duayı yapardı:

“Allâhümmeğfir lî hatîetî ve cehli ve israfı fî emri ve mâ ente â’lemu bihi minnî. Allâhümmeğfir lî ciddî ve hezlî ve hataî ve amdî ve küllü zâli-ke indî. Allâhümmeğfir lî ma kaddemtü ve mâ ahhartü ve mâ esrartü ve mâa’îentü vemâ entca’lemu bihîminnî. Ente’l-mukaddimu veente’lmu-ahhiru ve ente alâ külli şey’in kadîr.”

“Allah’ım! Benim hatamı, cehlimi isimdeki taşkınlığı ve benden daha iyi bildiğin şeyi bana bağışla. Allah’ım! Ciddi işimi ve şakamı, hatamı ve kasden yaptığımı bağışla. Bütün bunlar bende vardır. Allah’ım! Ön­ceden yaptığım ve yapacağım günahları, gizlediğimi ve açığa vurduğumu ve benden daha iyi bildiklerini bana bağışla. Evvel ve son Sensin. Sen her şeye kadirsin.”[12]

Hz. Aişe’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde Peygamber Sal­lallahu Aleyhi ve Sellem duasında şöyle buyururdu:

“Allâhümme innî eûzü bike min şerri mâ amiltü ve min şerri mâ lem a’mel.”

“Allah’ım! ben, işlediğim şeyin şerrinden ve işlemediğimin şerrinden Sana sığınırım.”[13]

İbni Ömer’den (Radıyallahu Anhüma) yapılar rivayetde demiş-:i, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in dualarından biri şu idi: “

“Allâhümme innî eûzü bike min zevali ni’metike ve tehavüüli afiyete ve fec’eti ni’metike ve cemii suhtike.”

“Allah’ım! Nimetinin gitmesinden, verdiğin afiyetin değişmesinden, aza­bının ansızın gelmesinden ve buğz ettiğin her şeyden Sana sığınırım.”[14]

Zeyd İbni Erkam’dan (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde şöyle demiştir: Ben size, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in söylediğin­den başkasını söylemiyorum. O şöyle derdi:

“Allâhümme innî eûzü bike mine’l-aczi ve’l-keseli vel-cubni ve’I-buhli ve’l-hemmi ve azâbil-kabri. Allâhümme âti nefsî takvâhâ ve zekkihâ en-te hayru men zekkâhâ ente veliyyühâ ve mevlâhâ. Allâhümme innî eûzü bike min ilmin la yenfeu ve min kalbin lâ yahşeu ve min nefsin lâ teşbeu ve min daveti yüstecâbu lehâ.”

“Allah’ım! Acizlikten, tenbellikten, korkaklıktan, cimrilikten, üzün­tüden, kabir azabından ben Sana sığınırım. Allah’ım! Nefsime takvasını ver ve onu günahlardan temizle. Sen onu temizleyenin en hayırlisısın. Sen onu koruyansın, onu idare edensin. Allah’ım! Fayda vermeyen bir ilim-den, korkmayan bir kulluk’tan, doymayan bir nefisten ve kabul olunmayan- bir duadan ben Sana sığınırım.”[15]

Ali’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona:

“Allâhümmehdinî ve seddinî.”

“Allah’ım, beni hidâyete erdir ve beni düzelt” de, buyurdu.” Bir riva­yette de:

“Allah’ım! Senden hidayet ve doğruluk isterim.” söyle, buyurdu.[16]

Sa’d îbni Ebî Vakkas’dan (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde şöyle demiştir: “Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e bir bedevi gelip:

Yâ Resûleîlah! Bana söyleyeceğim bir duâ öğret, dedi. Peygamber (s.a.v) dedi ki, şöyle söyle:

“Lâ ilahe illâllâhu vahdehû lâ şerike Iehû. Aîlâhu ekberu kebîran ve’l-hamdu IiIİâhi kesîran. Sübhânellâhi rabbi’l-âlemîn. Lâ havle ve lâ kuv­vete illâ billâhi’l-azîzi’l-hakîm.”

‘Allah dan başka ilâh yoktur; yalnız o vardır. Ortağı yoktur. Allah çok çok büyüktür. Allah’a çok hamd olsun. Âlemlerin Rabbı noksanlık­lardan münezzehtir. Kuvvet ve kudret ancak Allah’ındır. O, her şeye üs­tün gelendir, hikmet sahibidir,” Adam:

Bu sözler Rabbim için, bana ne var? dedi. Peygamber (s.a.v), sen şöy­le söyle dedi:

“Allâhümmeğfir lî verhamnî vehdinî verzuknî ve âfinî.

“Allah’ım! Beni bağışla, bana merhamet et, beni hidâyete erdir, bana rızık ver ve bana afiyet ihsan et.” “Ravi “Bana afiyet ihsan et” sözünde (söylenip söylenmediğinde) şübheye düşmüştür.[17]

Ebû Hüreyre’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle derdi:

“Allahümme ashh lî dînî ellezî huve ısmetü enırî ve ashh lî dünyâye elletî fîhâ meâşî ve ashh lî âhiretî elleti fîhâ meâdî ve’c-alilhayâte ziyâde-ten lî fî külli hayrın vec’alilmevte ve râhaten lî min külli şerrin.“

“Allah’ım! İşimin dayanağı olan dinimi düzelt. İçinde geçimim olan dünyamı bana yararlı yap. Dönüş yerim olan âhiretimi de düzelt. Her hayır hakkında hayatımı ziyade yap. Ölümü de her kötülükten uzak bana bir rahatlık kıl.“[18]

İbni Abbas’dan (Radıyallahu Anhüma) yapılan rivayete göre Re-sûlüüah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle söylerdi

“Allâhümme leke eslemtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve iley-ke enebtü, ve bike hâsemtü. Allâhümme innî eûzü biizzetüke lâ ilahe illâ ente entuziiîenî. Ente’l-hayyüllezî lâ yemûtü. Ve’l-cinnü ve’l-insu yemü-tûne.”

“Allah’ım! Sana teslim oldum, Sana iman ettim, Sana güvendim, Sa­na yöneldim, Senin gücünle mücedele ettim. Allah’ım! Seni sapıtmaktan Senin üstün kudretinle Sana sığınırım, senden başka İlâh yoktur. Sen öl­meyen hayat sahibisin. Cinler ve insanlar ise ölürler.”[19]

Büreyde’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde, Resûlüllah Sal­lallahu Aleyhi ve Sellem, bir adamın şöyle dediğini dinlemiştir:

“Allâhümme innî es’elüke biennî eşhedü enneke ente’llâhu lâ ilahe illâ ente’l-ehadü’s-samedü ellezî lem yelid velem yüled velem yekûn lehû küfü-ven ehad.“

“Allah’ım! Senden başka ilâh olmadığına, kimseye muhtaç olmayan bir varlık olduğuna, doğmadığına ve doğurulmadığma, hiç kimsenin ken­disine denk bulunmadığına ben şahidlik ederek senden istiyorum.” Bu­nun üzerine peygamber (s.a.v): Gerçekten sen öyie bir isim ile Allah’dan istedin ki, o isimle kendisinden istenince verir, ona duâ edilince kabul eder, buyurdu.”[20]

Bir rivayette de şöyledir: “Gerçekten sen, Allah’dan en büyük ismi ile istedin.” Tirmizi demiştir ki, bu hasen hadistir.

Enes’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayete göre: “Kendisi Re­sûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’le beraber oturuyordu. Bir adam da namaz kılıyordu. Sonra o odam duâ etti:

“Allâhümme innî es’elüke bienne leke’l-hamdü. Lâ ilahe illâ ente’l-mennânü bedî’is-semâvâti ve’l-arzı. Yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâmi. Yâ hayyu, yâ kayyumu.“

“Allah’ım! Hamd Sana mahsus olmak. Senden başka ilâh bulunma­mak, göklerin ve yerin yaratıcısı bulunan İhsan sahibi olman itibariyle Senden istiyorum. Ey celâl ve ikram sahibi! Ey her şeyi tasarrufunda tu­tan ölümsüz varlık!..” Bunun üzerine Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Gerçekten bu adam Allah Tealâ’ya öyle büyük ismi ile duâ etti ki, bununla duâ edilince Allah kabul eder, bununla kendisinden istenince verir, buyurdu. “[21]

Sahih isnadlarla Hazreti Âişe’den (Radıyallahu Anh) yapılan ri­vayete göre Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu sözlerle duâ ederdi:

“Allâhümme innî eûzü bike min fitnetin-nâri ve azâbi’n-nâri ve min şerri’l-ğmâ ve’I fakrı.”

“Allah’ım! Ateşin fitnesinden ve ateşin azabından, zenginliğin ve fa­kirliğin şerrinden Sana sığınırım.“[22]

Ziyâd İbni İlâka’den o da amcasından ki, amcasının ismi Kutbe

Ibni Mâlik’dir- (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde demiştir ki, “Pey­gamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle söylerdi:

“Allâhümme innî eûzü bike min münkerâti’l-ahlâki ve’l-a’mâli ve’l-ehvâl.“

“Allah’ım! Ahlakın, amellerin ve nefis isteğinin fenalıklarından Sana sığınırım.”[23]

Şekel İbni Humeyd’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde şöyle demiştir.

Yâ Resûlellah! Bana bir duâ öğret, dedim, şöyle söyle dedi:  .

“Allâhümme innî eûzü bike min şerri sem ‘î ve min şerri basarî ve min şerri lisânî ve min şerri kalbî ve min şerri meniyyi.”

“Allah’ım! Kulağımın kötülüğünden, gözümün kötülüğünden, dilimin kötülüğünden, kalbimin kötülüğünden ve (haram işlemeye sebeb olabile­cek) menimin kötülüğünden Sana sığınırım.”[24]

Sahih isnadlarla Enes’den (Radıyailahu Anh) yapılan rivayete göre Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem söylerdi:

“Allâhümme innî eûzü bike mine’l-berasi ve’l-cünûni ve’l-cüzzâmi ve seyyi’l-eskâmi.”

“Allah’ım! Alaca hastalığından, delilikten, cüzzamdan ve hastalıkla­rın kötülüğünden Sana sığınırım. “[25]

Şahabı olan Ebû’l-Yesr’den (Radıyaîlahu Anh) yapılan rivayet­de, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle duâ ederdi:

“Allâhümme innî eûzü bike mine’l-hedmi ve eûzü bike mine’t-tereddî ve eûzü bike mine’l-ğarakı ve’l-harakı ve’l-heremi ve eûzü bike en yetehabbetaniye’ş-şeytânü inde’l-mevti ve eûzü bike en emûte fî sebîlike mudbiran ve eûzü bike en emûte ledîğan.”

“Allah’ım! Bina yıkıntısından, uçuruma düşmekten Sana sığınırım. Yine Boğulmaktan, yangından ve kocalmaktan Sana sığınırım. Ölüm anında beni Şeytanın çarpmasından Sana sığınırım. Yine Senin yoluna arka ve­rerek ölmemden Sana sığınırım. Yine zehirlenip ölmemden Sana sığını­rım.*’ Diğer bir rivayettede “Kader ve üzüntü ile ölmekten Sana sığınırım” şeklindedir.[26]

Ebû Hüreyre’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle söylerdi:

“Allâhümme innî eûzü bike mine’l-cû feinnehu bi’se’ddacîu ve eûzü bike minc’l-hiyâneti feinnehâ bi’seti’l-bitânetü!“

“Allah’ım! Açlıktan Sana sığınırım; çünkü o (insanı terk etmeyen) ne kötü arkadaştır! Yine hıyanet etmekten Sana sığınırım; zira o ne kötü gizli bir huydur!..“[27]

Hz. Ali’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayete göre bir mükâ-teb (âzâd edilmek için mal ödemek üzere efendisi ile sözleşme yapan kö­le) kendisine gelip:

Ben sözleşmemde acziyete düştüm (borcumu ödeyemiyorum), bana yar­dım et, dedi. (Hazreti Ali ona),

Üzerinde dağ kadar borç olsa onu senden ödeyecek olan Resûlüllah Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem’in bana öğretmiş olduğu sözleri sana öğreteyim mi? dedi. Sen şöyle söyle:

“Allâhümme’k fim bihelâlike an harâmike ve ağninî bifadlike ammen sivâke.”

“Allah ‘im! Senin helâl rizıklarinla beni haramdan koru ve lütfunla Sen­den başkasına muhtaç kılma.”[28]

İmrân İbnü’l-Husayn’den (Radıyallahu Anhüma) yapılan riva– Nyefe göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, İmrân’m babası Hu-sayn ‘e, kendileriyle duâ edeceği şu iki sözü öğretti:

“Allâhümme eihimnî rüşdî ve e’iznî min şerri nefsî.

“Allah’ım! Bana hidâyetimi ilham et ve nefsimin kötülüğünden beni koru.”[29]

zayıf bir isnadla Ebû Hüreyre’den (Radıyallahu Anh) yapılan ri­vayete göre Resûlüllah Salîallahu Aleyhi ve Sellem şöyle duâ ederdi:

“Allâhümme innî eûzü bike mine’ş-şikâkı ve’n-nifâkı ve su’i’l-ahlâkı.”

“Allah’ım! Çekişip düşmanlık etmekten, iki yüzlülükten ve kötü ah­lâktan Sana sığınırım.“[30]

Şehr İbni Havşeb’den yapılan rivayetde demiştir ki, ben Ümmü Sele-me’ye (Radıyallahu Anha):

Ey mü’minlerin annesi! Resûlüüah Salîallahu Aleyhi ve Sellem yanında oldu­ğu zaman en çok yaptığı duâ hangisidir? dedim. Dedi ki, çoğunlukla duası .şu İdi:

“Yâ mukallibe’l-kulûbi, sebbik kalbî alâ dînike.”

“Ey kalbleri halden hale çeviren! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl.”[31]

Hazreti Âişe’den (Radıyallahu Anha) yapılan rivayetde demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle söylerdi:

“Allâhümme âfinî fî cesedi ve afini fî basari ve’c-alhü’l-varise minnî lâ ilahe illâ ente’l-halîmu’l-kerîmu. Sübhânellâhi rabbi’l-arşi’lazîmi ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn.”

“Allah’ım! Bedenime afiyet ver. Gözüme de öyle bir afiyet ver ki, be­nim arkamda kalsın (ölünceye kadar görme nimetinden beni mahrum bı-

rakma). Senden başka İlâh yoktur. Sen Halimsin, Kerimsin (günahkârla­ra acele azâb vermezsin, ikramın boldur.) Büyük Arş’ın Rabbı olan Al­lah bütün noksanlıklardan münezzehtir. Hamd da âlemlerin Rabbine mah­sustur. “[32]

Ebû’d-Derdâ’dan (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Şu sözler Dâ-vud Aleyhisselâm’ın dualarından idi:

“Allâhümine innî es’elüke hubbeke ve hubbe men yuhıbbuke ve’l-amelellezîyubelliğunî hubbeke. Allâhümme’c`al hubbeke ehabbe Heyye min nefsî ve ehli ve mine’l-mâi’l-bândi.”

“Allah’ım! Senden Senin sevgini ve Seni sevenlerin de sevgisini ve beni Senin sevgine ulaştıracak ameli istiyorum. Allah’ım! Senin sevgini, nefsi­mi, ailemi ve soğuk suyu sevmekten daha ziyade yap.“[33]

Yunus (A.S)’ın Yaptığı Duâ:

Sa’d İbni Ebî Vakkas’dan (Radıyallahu Anhü) yapılan rivayetde demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Yu­nus peygamber balığın karnında iken Rabbine ettiği duâ şu idi:

“Lâ ilahe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn.”

“Senden başka ilâh yoktur. Bütün noksanlıklardan münezzehsin. Ben, (nefsine yazık edenlerden oldum.)” Müslüman bir adam herhangi bir şey için bu sözlerle duâ ederse, muhakkak surette Allah onu kabul eder.”[34]

Enes’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde: “Bir adam Pey­gamber Sallailahu Aleyhi ve Selleme gelip:

—  Duanın hangisi daha faziletlidir? dedi. Peygamber (s.a.v):

— Sen, Rabbinden dünyada ve âhirette afiyet iste, buyurdu. Sonra adam ikinci günde peygambere gelip:

— Yâ Resûlellah! Duanın hangisi daha faziletlidir? Peygamber (s.a.v) ona aynı şeyi söyledi. Sonra adam üçüncü gün peygambere gelip ona ay­nı sözü söyledi. Peygamber (s.a.v): Sana dünyada afiyet verilince ve âhi­rette de sana verilince gerçekten kurtulmuş oldun, dedi.”[35]

Abbas îbni Muttalib’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde şöy­le demiştir: “Dedim ki, yâ Resûlellah! Bana bir duâ öğret de onunla Al­lah Tealâ’dan isteyeyim. Resûlüllah (s.a.v):

— Allah’dan afiyet isteyin, dedi. Bir kaç gün bekledikten sonra ben gelip:

— Yâ Resûlellah! Yâ Resûlellah bana bir şey öğret de onunla Allah Te­alâ’dan isteyeyim, dedim. Bunun üzerine:

— Ey Abbas, ey Allah’ın Resulünün amcası! Allah’dan dünya ve âhi-ret için afiyet isteyin, buyurdu.[36]

Ebû Ümâme’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde şöyle an­latmıştır: “Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, öyle çok duâ yaptı ki, ondan hiç bir şey ezberlenemedi. Ben:

Yâ Resûlellah! Öyle çok duâ ettin ki, ondan hiç bir şey ezberleyeme-dik, dedim. Bunun üzerine:

Bunların hepsini toplayan duayı size söyleyeyim mi? Şöyle söylersin dedi:

“Aüâhümme innî es’elüke min hayrın mâ se’eîeke minhu nebiyyuke muhammed (saîlaîlahu aleyhi ve sellem) ve ne’ûzü bıke min şerri mesteâzeke minhu nebbiyuke muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ente’l müsteânü ve aîeyke’l-belâğu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.”

“Allah’ım! Senin peygamberin Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sel­lem hayır olarak Senden neyi istedi se ben onu Senden isterim. Hangi kö­tülükten de Senin peygamberin Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem Sana sığınmışsa, biz de ondan Sana sığınırız. Sen yardım istenensin ve dilekler kendisine ulaştırılansın. Allah’dan başka kuvvet ve kudret sahibi yoktur.”[37]

Enes’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde demiştir ki, Resû-Iüllah Sallallahu Aleyhi ve Seîlem şöyle buyurmuştur.

“Yâ Ze’I-Celâli Ve’l-İkrâm (ey celâl ve ikram sahibi) diyerek duaya de­vam ediniz.”[38]

İbni Abbas’dan (Radıyallahu Anhüma) yapılan rivayetde demiş­tir ki, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle duâ ederdi:

“Rabbi e’innî ve lâ tü’in aleyye, Vensurnîvelâ tensur aleyye. Vemkürli ve lâ temkür aleyye ve yessir hüdâye vensurnî ala. men beğa aleyye rabbi’c-alnî leke şâkiran leke zâkiran, leke rahiben, leke mitvâan, ileyke mucîben ev münîben tekabbel tevbetî veğsil havbeti ve ecib daveti ve sebbit hücceti vehdi kalbi ve seddid lisânî veslüî sehîmete kalbî.“

“Rabbim, bana yardım et, Aleyhime yardım etme. Bana başarı ver, aleyhime başarı verme. (Düşmanlara haberleri olmaksızın) belâ ver, aley­hime verme. Hidâyetimi kolaylaştır ve bana isyan edene karşı bana zafer  ver. Rabbim, beni Sana şükreden, Seni zikreten, Senden korkan, Sana itaat eden, Sana icabet eden yahut Sana yönelen yap. Benim tevbemi ka­bul et, günâhımı yıka, duamı kabul et, dâvamı sabit kıl, kalbime hidâyet ver, dilimi düzelt ve kalbimin kıskançlığını gider.”[39]

Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona şöyle söyle dedi:

“Allâhümme innies’elüke minel-hayri küllihi âcilihî ve âcilibimâ alimcü minhu ve mâ iem âlem. Ve eûzü bike mîne’şşerri küllihîâcilihî ve âcilihi mâ alimtü minhu ve mâ İem a’lem ve es’elüke’I-cennete ve mâ karrebe ileyhâ min kavlin ev amelin vee’ûzü bike mine’n-nâri ve mâkarrabe iley-hâ min kavlin ev amelin ve es’eîüke hayre mâseelekebihîabdüke ve resû-lüke muhammedün (sallallahu aleyhi ve selleme) ve eûzü bike min şerri meztezeke minhu abdüke ve resûluke muhammedün (sallallahu aleyhi ve selleme) ve es’elüke mâ kazayte lîmin emrin en tec’ale âkıbetehu reşeden.”

“Allah’ım! Hayrın hepsini Senden istiyorum, hem dünyadakini hem de âhirettekini. Hayırdan bildiğimi ve bilmediğimi de istiyorum. Ben Sen­den cenneti ve söz ile amelden ona yaklaştıran şeyi istiyorum. Ateşten ve söz olsun yahut amel olsun bunlardan ateşe yaklaştıran şeylerden de Sa­na sığınırım. Senin kulun ve Peygamberin Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Senden istediği şeylerin hayırlısını ben Senden istiyorum. Se­nin kulun ve Peygamberin Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sana sığındığı şeylerin şerrinden Sana sığınırım. Benim için takdir ettiğin işin akıbetini selâmet kılmanı Senden İstiyorum. “[40]

İbni Mes’ud’dan rivayete göre, demiştir ki şu sözler Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in dualarından idi:

“Allâhümme innâ nes’elüke mûcibâti rahmetike ve azâitne mağfireti-ke vesselâmete min külli ismin ve’lğanîmete min külli binin ve’îfevze bi’î-cennete vennecâte minennâr.

“Allah’ım! Senin rahmetini gerektirenleri ve mağfiretinin büyüğünü, her günahdan selâmeti ve her iyilikten de mükâfat, cennete ulaşmayı ve ateşten kurtulmayı Senden isteriz.“[41]

Peygamberimizin Öğrettiği Tövbe Duası:

Câbir İbni Abdullah’dan rivayet edildiğine göre, Câbir demiştir  ki, “bir adam Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Selleme gelip şöyle dedi: Günahlardan yazık oldu bana, vay başıma!… İki kez yahut üç kez söyle­di. Bunun üzerine Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona dedi ki, sen şöyle söyle:

“Allâhümme mağfiretüke evsau min zünûbî verahmetüke ercâ indîmin amelî.“

“Allah’ım! Senin mağfiretin benim günahlarımdan çok daha geniştir, rahmetin de benim nazarımda yaptığım amelden çok daha güvencelidir.”

Adam bu sözleri söyledi. Sonra geygamber (s.a.v) ona bu duayı tekrarla dedi. Adam tekrarladı. Sonra tekrarla dedi, adam da tekrarladı. Bunun üzerine peygamber (s.a.v) ona: haydi kalk, günahların bağışlanmıştır, dedi.”[42]

Ebû Ümâme’den (Radiyallahu Anh) yapılan rivayette demiştir ki, Resûlüllah Saİlallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

Yâ erhamerrâhimîn. (Ey merhamet edenlerin en merhametlisi!) diyen kimse için Allah’ın görevli bir meleği vardır. Kim bunu üç defa söylerse, melek ona şöyle der: Merhamet edenlerin en merhametlisi (olan Allah) sana teveccüh etmiştir. iste…”[43]

Kaynak : Dualar ve zikirler – İmam Nevevi

Kaynak : Dualar ve zikirler – İmam Nevevi

Dipmotlat:

[11] Buharı. Müslim. Tirmizî. Nesâî

[12] Buharı. Müslim.

[13] Müslim. Ebû Dâvud. Nesâî.

[14] Müslim. Ebû Dâvud

[15] Müslim. Tirmizî. Nesâî

[16] Müslim.

[17] Müslim.

[18] Müslim.

[19] Buhârî. Müslim.

[20] Ebû Dâvud. Tirmizî. İbni Mâce. Ahmed b. Hanbel.

[21] Ebû Dâvud. Tirmizî. İbni Mâce. Nesâî. Hâkim, el-Müstedrek.

[22] Ebû Dâvud. Tirmizî. Nesâî. İbni Mâce. (Tirmizî, bu hadis hasendir, sahihdir, demiştir.)

[23] Tirmizî. Hâkim. İbru Hibbân. (Tirmizî, bu hasen hadistir, demiştir.)

[24] Ebû Dâvud. Tirmizî. Nesâî. Hâkim. (Tirmizî demiştir ki, bu hasen hadistir.)

[25] Ebû Dâvud. Nesâî.

[26] Ebû Dâvud. Nesâî. Hâkim, eİ-Müstedrek.

[27] Ebû Dâvud. Nesâi.

[28] Tirmizî.

[29] Tirmizî. (Tirmizî. hasen hadistir deniştir.)

[30] Ebû Dâvud. Nesâî.

[31] Tirmizi. Müstedrek. (Tirmizı, hasen hadistir, demiştir.)

[32] Tirmizî. Hâkim, el-Müstedrek.

[33] Tirmizî. (Tirmizî, hasen hadistir demiştir.)

[34] Tirmizî. Hakim Ebû Abdullah demiştir ki, bu hadisin İsnadı sahihtir.)

[35] Tirmizî. İbn Mâce. (Tirmizî, bu hadis hasendir, demiştir.)

[36] Tirmizî. İbn Mâce. (Tirmizî, bu hadis hasendir, demiştir.)

[37] Tirmizî. (Tirmizî demiştir ki, bu hasen hadistir.)

[38] Tirmizî. Nesâî.

[39] Ebû Dâvud. Tirmizî. İbn Mâce. Ahmed b. Hanbel. Nesâî, fil-yevmi velleylefi. (Tirmizî, bu sahih olan hasen hadistir, demiştir.

[40] Ahmed b. Hanbel. İbn-i Mâce. İbn-i Hibbân. Hâkim.

[41] El-Müstedrek.

[42] Hâkim, el-Müstedrek.

[43] Hâkim, el-Müstedrek.








Yorumlar

Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum yapmak için aşağıda bulunan yorum formu aracılığı ile yorum yapabilirsiniz.



Yorum yap

Ad Soyad *

Email *

Yorum *






Mini Sohbet
Kur'an-ı Kerim Öğren
Ziyaretçi Defteri
365 Gün Duâ
Nefis Muhasebesi
Facebook Sayfamız