İslamiyet


İstanbul Müftülüğü Hutbe : Rüşvet ve Yolsuzluk 01.03.2013



Rüşvet ve yolsuzluk toplumları felakete götüren, birlik ve kardeşlik duygularını kökünden sarsan, itimat ve güveni yok eden çirkin davranışlardandır. Bu nedenle rüşvet ve haksız kazanç, dinimizde haram kılınmış ve büyük günahlardan sayılmıştır.


İL          : İSTANBUL

TARİH  : 01.03.2013

KONU  : RÜŞVET VE YOLSUZLUK

بِسْــــــــــــمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَلاَ تَأْكُلُوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَا اِلَى الْحُكَّامِ لِتَاْكُلُوا فَرِيقًامِنْ اَمْوَالِ النَّاسِ بِالْأِثْمِ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ

قَالَ عَبْدُاللهِ يِنْ عَمْرو:لَعَنَ رَسُولُ اللهِ (صعلم) الرَّاشِى وَالْمُرْتَشِى

Muhterem Müslümanlar!

Rüşvet ve yolsuzluk toplumları felakete götüren, birlik ve kardeşlik duygularını kökünden sarsan, itimat ve güveni yok eden çirkin davranışlardandır. Bu nedenle rüşvet ve haksız kazanç, dinimizde haram kılınmış ve büyük günahlardan sayılmıştır. Nitekim Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de: “Birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için yetki sahiplerine (rüşvet olarak) vermeyin”[1] buyurarak bu konunun hassasiyetine dikkat çekmektedir.  Peygamber Efendimiz (s.a.v)  de rüşveti alanı ve vereni lanetlemiştir.[2]

Aziz Mü’minler!

Para toplum hayatının sağlıklı işleyişinde saygınlığın ölçüsü olmamalıdır. İnsanlar arasında haksız kazanca dayalı hayat yerleşmemelidir. Bunlar şuuraltında hayranlık ve imrenme haline dönüşmemelidir. Rüşvet ve yolsuzluğa karşı duyarlı olunmalı, gereken önlemler alınmalıdır. Aksi takdirde bu toplumda kirlenme had safhaya ulaşır. Tarihen bilinen bir gerçektir ki, ahlâken bozulmuş toplumlar, dünya sahnesinden silinip gitmişlerdir. Geleceklerini sağlam temeller üzerine kurmak isteyen milletler nesillerini bu duyarlılıkla yetiştirmelidir.

 

Aziz Kardeşlerim!

Cemiyete hizmet vermekle görevli kimseler vazifelerini herhangi bir karşılık beklemeden ve hukuk çerçevesinde yerine getirmeleri gerekir. Fertler de içinde bulundukları topluma karşı görevlerini hakkaniyet ölçüleri içerisinde ifa etmeli, mali yükümlülüklerini yerine getirmeli, kamuya ait malları korumalı, hukuki boşluklardan yararlanıp haksız kazanç elde etmemelidir. Yetki sahipleri de halkın haklarının zayi olmaması için gereken titizliği göstermeli; devletin imkânları eşit dağıtılmalı, hiç kimse mağdur edilmemelidir. Halk kendisine haksızlık yapıldığını, devletin imkânlarının kendisinden esirgendiği düşüncesine kapılmamalıdır. Zira Ayet-i Kerime’de: “ … … (Kazanılan) mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin” diye (Allah böyle hükmetmiştir)[3] buyrulmaktadır.

Değerli Mü’minler!

Allah Teâlâ tarafından her yerde görüldüğüne ve bir gün hesaba çekileceğine inanan fertler bu tür davranışlardan uzak durmalıdır. Ne kendisine ne de ailesine haram yedirmemelidir. Kul hakkına yol açan bu gibi davranışlardan sakınalım ve Yüce Rabbimizin beyan ettiği mutlu kullar arasında yerimizi alalım. Rabbimiz haramın her çeşidine karşı duyarlı olma basiretini ihsan etsin, rüşvetten ve kul hakkından arınmış bir kazanç nasip etsin.

İstanbul Müftülüğü Hutbe Komisyonu



[1] Bakara, 2/188

[2] Ebu Davud, Akdıye, 4

[3] Haşr, 59/7








Yorumlar

Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum yapmak için aşağıda bulunan yorum formu aracılığı ile yorum yapabilirsiniz.



Yorum yap

Ad Soyad *

Email *

Yorum *






Mini Sohbet
Kur'an-ı Kerim Öğren
Ziyaretçi Defteri
365 Gün Duâ
Nefis Muhasebesi
Facebook Sayfamız