İslamiyet


Dövme Yaptırmak Günah mı ?



İnsan vücudunun muhtelif yerlerine yüze, kola, ele, göğse, derinin iğne vb. sivri âletlerle şekle uygun olarak delinip, üzerine mürekkep, çivit vs. dökülmek sûretiyle yapılan nişan ve resim hakkında kullanılan bir tabir. Dövme süs olarak yapılırdı. Câhiliye Arapları arasında yaygın bir âdetti. Bilhassa Arap kadınları dövme hususunda çok ileri gitmişler, vücutlarının birçok kısımlarını nakışlarla doldurmuşlardı. Hattâ bazıları vücutlarına, tapındıkları put şekillerini kazımışlardı.


Soru: Dövme yaptırmak caiz mi? Aynı şekilde kına ile vücuda bir şeyler çizdirmek? Bu şekilde alınan abdest, gusül geçerli olur mu? Vücudunda dövme bulunanların guslü olmaz deniyor, doğru mu? 

Cevap: Dövme, derinin iğne ucuyla çizilip kanatılmasından sonra sürülen boyanın deri altına geçmesini ve bir daha çıkmamasını sağlayan bir işlemdir. Peygamberimiz bu şekilde dövme yapanı ve yaptıranı lanetlemiştir. Dövme (veşm) yaptırmak vücutta kalıcı iz bırakır ve dövme, artık vücudun bir parçası haline gelir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Dövme yapmak ve yaptırmak aşağıda da gösterileceği gibi, peygamberimiz tarafından lanetlenmiştir. Dolayısıyla dövme yapmak ve yaptırmak caiz değildir, fakat dövmenin kendisi abdest ve gusül almaya engel teşkil etmemektedir, çünkü o, derinin üzerinde değil, altında olup vücudun bir parçası haline gelmiştir. Kına (henna) vücutta kalıcı iz bırakmaz, yıkandıkça temizlenir. Fakat kınayla vücuda resim çizdirmek veya yazı yazdırmak (örneğin, bir müzisyen resmi çizdirmek ya da siyasi görüş belirtmek amacıyla değişik yazılar yazdırmak gibi) ta estetik ve farklı görünüm amaçlı bir davranıştır. Bu tür tasarrufların estetik görünüm amaçlı olduğu dikkate alınmalı ve insanın yaratıldığı şekil ve sureti değiştirme maksadı güttüğü de gözden kaçırılmamalıdır. Dövmenin caiz olmadığını bildiren hadis şöyledir: “Resulullah sallallahu aleyhi ve selem faiz yiyeni, yedireni, ona şahitlik edenleri, onu yazanı; dövme yapanı, gü­zelleşmek için dövme yaptıranı, sa­dakaya mani olanı, hulle* yapanı ve hulle yaptırmak is­teyeni lanetledi.” (Buhârî, Libâs, 82-87; Müslim, Libâs, 119) * Bir erkek, üç kere boşadığı kadınla tekrar evlenemez. Fakat bu kadın bir başka kocayla normal olarak evlenir ve bu ikinci koca onu boşar veya ölürse, iddeti tamamlandıktan yani Kur’ân’da belirlenmiş bir süre bekledikten sonra ilk kocasıyla tekrar evlenebilir. Bazı kimseler, kocasının üç kere boşadığı kadınla, anlaşmalı olarak nikâh kıyıp, gerdekten sonra onu boşayarak ilk kocasına helâl olmasını sağlamaya çalışmaktadırlar ki, buna hulle denir. Hadis-i şerifte bu davranış lânetlenmiştir.








Yorumlar

Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum yapmak için aşağıda bulunan yorum formu aracılığı ile yorum yapabilirsiniz.



Yorum yap

Ad Soyad *

Email *

Yorum *






Mini Sohbet
Kur'an-ı Kerim Öğren
Ziyaretçi Defteri
365 Gün Duâ
Nefis Muhasebesi
Facebook Sayfamız